3. Köprü

13.12.2009

          Yakında ihalesi yapılacağı açıklanan 3. köprü yıllardan beri konuşulmasına rağmen birçok çevre tarafından uygun görülmemektedir. Bizce de 'İstanbul’da Ulaşım ve Trafik' projesinde açıkladığımız gibi trafik sorununa çözüm olmayacağı hatta İstanbul için hava, su, çevre ve imar bakımından cinayet olacağı anlamı taşımaktadır.
          On beş yılı aşkın süredir çoğunluğu ulaşım projelerine olmak üzere yatırıma büyük paralar harcayan Büyükşehir Belediyesi beklenen olumlu sonuçları alamamıştır. Yatırım elbette önemlidir. Planlı, hesaplı doğru yatırımlar sorunları çözer, hayali, sonuçları önceden iyi hesaplanamamış veya birilerine gelir sağlayacak yatırımlar ise sorunları artırır.
          Üçüncü köprüde ısrar edilir ve şayet basında yazıldığı yerde yatırım gerçekleşirse açılıştan bir süre sonra dördüncü köprünün ulaşımı çözeceğini söyleyen birilerinin çıkacağını düşünmek kehanet olmaz. Çünkü daha şimdiden köprü ve çevre yolu ile bağlantılarının geçeceği güzergâhın yakınlarındaki arazilerin bazı yatırımcılar tarafından satın alındığı söylenmektedir. Bu ne anlama gelmektedir? Yeni imar ve inşaat alanlarının açılacağı, İstanbul’un oksijen deposu yeşil alanları olan kuzeydeki ormanların büyük ölçüde tahrip edileceği ve su kaynaklarının da yok olacağı anlamına gelmektedir.
          Bu durumda önümüzdeki on yılda İstanbul’a göçün artacağı ve meydana gelecek yeni nüfusuyla bütün sorunların daha da artacağı öngörülmelidir.
          Üçüncü köprünün transit geçitler için yapılacağı ve öteden beri düşünülen Karadeniz otoyolunun bir parçası olduğu ve bu sayede şehir merkezine girmeden geçişlerin olacağı, bunun da şehir içi trafiğine olumlu katkı sağlayacağı fikri gerçeklerden çok uzaktır. Bu tezi savunanlar transit geçişlerin İstanbul trafiğinde sadece %1 seviyelerinde olduğunu bilmiyorlar mı?
          Köprünün iki katlı olması ve katlardan birinin raylı sisteme ayrılması veya tek katlı olması halinde ortasından raylı sistemin geçmesi konuları işin özünü değiştiremez.
           Bu vesileyle bir defa daha belirtmekte fayda görmekteyiz. Biz doğrudan 3. köprüye hayır demiyoruz. Düşünüldüğü gibi Boğazın kuzeyinden geçmesi halinde İstanbul’un çok büyük ölçüde zarar göreceği ve buna karşılık trafiğin çözümüne de çare olamayacağını söylüyoruz. İstanbul’da trafik sorununun çözüme kavuşturulamamasının asıl sebebi zihniyet meselesidir. Bu anlayış değişmelidir. Amaç araçların geçişini sağlamak değil, insanların istedikleri yere ulaşımını sağlamak olmalıdır. Bu ulaşımın en kısa zamanda, uygun fiyatta, güvenli ve konforlu olması da gereklidir.
          Bu ne demektir? Toplu ulaşım sistemini biran önce tamamlamak demektir. İstanbul’un coğrafi avantajlarını değerlendirmek gerekir. Deniz ulaşımı, toplam ulaşım içinde %15’i geçmelidir. Raylı sistem 500 km.’yi geçmelidir. 3. köprü için harcanacağı açıklanan 4 milyar dolar ile en az 80 km. yeraltı raylı sistem yapılması mümkündür. Bu da çözüme en büyük katkı olur.
          Marmaray, bağlantıları ile birlikte bitirilmeli, deniz altından karayolu tüp geçidi ile birinci köprü bağlantılı kuşak yolu da tamamlanmalıdır. Sistemler arasında uyum da sağlanmalıdır.
          Projede ortaya koyduğumuz diğer tedbirlerle birlikte trafik sorununun çözümünde yatırımdan başka bir de yönetim meselesi olduğu unutulmamalıdır. İstanbul, diğer pek çok konuda olduğu gibi trafikte de adeta başıboş bırakılmış bir şehir görünümündedir.
          Temennimiz bu önemli şehrin Türk Milleti’nin yüz akı olması, burada yaşayan hemşehrilerimizin huzurlu ve mutlu yaşama ortamına kavuşmasıdır.