Mahalli İdareler Seçimleri

29.03.2009

         Mahallî idareler, merkezî idarenin dışında kalan, ayrı bütçeleri olan ve yasalar çerçevesinde kurulup beş yılda bir yapılan seçimlerle oluşan yönetimlerle faaliyet gösteren kuruluşlardır. İl Genel Meclisleri, Büyükşehir Belediye Başkanlıkları, İl ve İlçe Belediye Başkanlıkları, Belde Belediye Başkanlıkları, Belediye Meclisleri, Köy ve Mahalle Muhtarları ile İhtiyar Heyeti üyelikleri bu kapsama girmektedir. 29 Mart 2009 günü yapılacak olan seçimler de işte bunlardan birisidir.
         Halkın kendi kendisini yönetmesinin en etkili uygulamasının olduğu bu idarelere, 19 siyasi parti ile bağımsız adaylardan yaklaşık 2.000.000 kişinin aday olması ve toplam 350.000’e yakın kişinin ise seçilecek olması, seçimlerin önemini ve demokrasinin güzelliklerini göstermektedir.
         Ancak bir çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. Belediye meclisi seçimlerinde seçmen iradesi engellenmektedir. Şöyle ki; bir seçim çevresinde geçerli toplam oyların % 10’u baraj sınırı sayılmaktadır. O seçim çevresinde seçime katılan siyasî partilerden barajı geçenlerin aldıkları oylardan baraj sınırı düşülmektedir. Geriye kalan oylar kaale alınmaktadır. Seçimde en çok oyu alan parti listesindeki kontenjan adayları otomatik olarak kazanmış oldukları için toplam meclis üye sayısından bu sayı düşüldükten sonra geriye kalan sayı kadar meclis üyeliği, baraj sınırı düşüldükten sonra geriye kalan oylar bu sayıya bölünerek partilere düşen üye sayısı belirlenmektedir. Bu durumda %10 barajını geçse bile partilerin hiç meclis üyesi çıkartmamaları söz konusu olmaktadır. Büyükşehir Belediye Meclisleri’nin de Mahallî İdareler Kanunu’nun 6. maddesinde yer aldığı gibi İlçe Belediye Meclis üyelerinin beşte biri alınmak suretiyle oluştuğunu bilmek gerekir. Muhalefetsiz ya da çok güçsüz muhalefet gruplarının olduğu belediye meclislerinin çalışmalarının yaratacağı olumsuz sonuçlar açısından bu durumun düzeltilmesi önemli görülmektedir. Baraj sınırını oluşturan oylar düşülmeden milletvekili genel seçimlerinde olduğu gibi, alınan toplam oylar meclis üye sayısına bölünerek partilere düşen sayılar hesaplanmalıdır.    
         Her ne kadar ayrı gözükse de merkezî yönetimin yani hükümetin maddî açıdan büyük baskısı ve medyanın yönlendirmeleri, seçmen tercihlerinin tam ve doğru olarak tecelli etmesine engel oluşturmaktadır. Buna rağmen sonuçları itibarı ile hükümetin faaliyetlerini ölçecek çok ciddi bir referandum niteliği de taşıması seçimlerin önemini artırmaktadır.
         Seçmen listelerinden başlayan yazım hataları ile ilgili bitmeyen tartışmalar ve iktidar partisi AKP’nin yargıya müdahaleleri sandıkların önemini artırmıştır. Aynı şekilde ilçe ve il seçim kurullarının da sandık sonuçlarının birleştirilmesi ve seçim sonuçlarının açıklanmasına kadar parti gözlemcileri tarafından dikkatle takip edilmesini gerektirmektedir.
         İstanbul’da da İl Genel Meclisi dışında Büyükşehir Belediye Başkanı, 39 İlçe Belediye Başkanı ile Belediye Meclis üyeleri, Mahalle ve Köy Muhtarları ile İhtiyar Heyeti üyelikleri için seçimler yapılacaktır.
         Aralıksız üç dönemdir yani 15 yıldan beri İstanbul’u aynı zihniyet ve birbirinin devamı niteliği taşıyan siyasî partilere mensup başkanlar yönetmektedir. Son dönem seçilen başkan ve ekibinin oy desteği  %45,3 ile en yüksek seviyeye çıkmıştır. Üstelik bu destek İl Genel Meclisi seçimi için AKP’nin aldığı %42,4 e göre yaklaşık %3 daha yüksek olmuştur. AKP’nin genel seçimlerdeki İstanbul oylarının 3 Kasım 2002 de %37,2 ve  22 Temmuz 2007 de ise %45,2 olduğunu da hatırlatmakta fayda vardır.
         İstanbul halkının böylesine bir güven ve desteğini sağlamış olan Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı bu desteğe layık olabilmiş midir? İşte bu konu ele alınarak, değerlendirme yapılmış ve sonunda 5 yıllık dönemin karnesi çıkartılmıştır.
         Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili 5216 sayılı kanunun 7. maddesinde 23 başlıkta ele alınan görev, yetki ve sorumlulukları sırasıyla değerlendirmeye tâbi tutulmuştur. Bu vesileyle konuyla yakından ilgilenen, özellikle genç kardeşlerimin, Büyükşehir Belediyesi’ni daha iyi tanımalarını da amaç edindiğimi ifade etmeliyim. Değerlendirmeleri bitirdikten sonra bu 23 başlık ayrı birer konu olarak, karşılığında 10 üzerinden bir not verilmek suretiyle başarılı olup olmadığı ortaya konulmuştur.
         Bu değerlendirilmelerin daha gerçekçi olabilmesi için; üç yıl önce Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı adına “ İstanbul ve Deprem” ve “İstanbul’da Ulaşım ve Trafik” konularındaki çalışmaları yürüten teknik heyeti oluşturan değerli arkadaşlarım Mimar- İşletme Uzmanı Kâfiye SAATÇİ, İnşaat Yüksek Mühendisi Bahri BİLALOĞLU, Makine Yüksek Mühendisi Kerim TAŞ ve Elektrik Mühendisi İbrahim ÇUBUKÇUOĞLU’nun ayrı ayrı değerlendirmeler yaptığını ve bu değerlendirilmelerin ortalamasına göre sonuca ulaşıldığını belirtmeliyim.
         Detaylı açıklamalar aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Sonuç olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi beş yıllık dönem sonunda başarılı olamamış ve on üzerinden 2,52 (iki virgül elli iki) alarak SINIFTA KALMIŞTIR.

        5216 SAYILI KANUNUN 7. MADDESİNE GÖRE İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN GÖREV, YETKİ ve SORUMLULUKLARI AÇISINDAN SON BEŞ YILLIK DEĞERLENDİRMESİ

         1) Bağlı belediyelerin görüşlerini alarak Büyükşehir Belediyesinin stratejik planını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak.
         Son beş yılda kesinleşen bütçe toplamı 59 milyar TL olarak açıklanmıştır. Bunun 12 milyar TL’si ulaşım olmak üzere 22,6 milyar TL’si yatırıma harcanmıştır. 2009 bütçesinin ise 17,7 milyar TL olduğu bildirilmiştir. Yıllık hedeflerin hangi oranda gerçekleştiği, yatırım programlarının ne kadar uygulandığını tespit etmek mümkün olamamıştır. Bütçede gösterilen rakamların, ulaşılabilir ve anlaşılır olması gerekir. İyi bir sistem kurulamadığı için hesaplar zamanında yayınlanmadığı gibi anlaşılmaktan da uzak oluyor.
         Yayınlanan “ 5 yılda rekorlara imza attık” tanıtım kitabında bütçenin beş yılda yüzde üç yüz arttığı belirtilmesine rağmen bütçe rakamları bütün olarak verilmemiştir.
         Demiryolu tüp geçit inşaatı bütçesinin merkezî hükümet bütçesinden karşılandığı ve kredili olarak yapıldığı göz önüne alınarak ulaşımla ilgili raylı sistem ve metrobüs hattına harcanan miktarlar ve bunların ne kadarının kredi ile karşılandığı anlaşılamamaktadır.        
         Reklâm ve tanıtım için harcanan paralar ile yardım adı altında yapılanlar, açılış ve kutlama törenleri için bazı firmalara ödenen rakamlar da açık olarak görülememektedir. Bu harcamaların İstanbul halkına ne gibi faydalar sağladığı da anlaşılamamaktadır.
         1/100.000 lik plan büyük paralar harcanmasına rağmen zamanında yapılamamıştır. Seçimlere bir ay kala meclisten geçmiş fakat iptal gerekçelerini ortadan kaldırmamıştır. Haydarpaşa, Zeyport ve Kartal gibi dönüşüm projeleri yerini korumuştur. Mutlak korunacak bazı alanlar daha alt değere indirilmiş, Küçükçekmece Gölü içmesuyu havzası olmaktan çıkarılmış, Silivri’de tarımsal niteliği korunacak alan korunmamış ve Ümraniye’de 2 B arazisi üzerinde ticari alan kararı alınmıştır. Bu sebeple yeniden iptal edileceği açıktır.

NOT: 2 (iki)

         2) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasında nazım imar planlarını yapmak ve onaylamak, parselasyon ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulamasını denetlemek, bağlı belediyelerden bu planları yapmayanlara yaptırmak veya yapmak.
         Şehir planları yapılamamıştır. Mevcutlar üzerinde plan tadilatları ile beş yıl geçirilmiştir. Bu konuda İlçe Belediyeleri ile Büyükşehir Belediyesi arasında büyük bir kopukluk yaşanmaktadır. Nazım imar planlarına aykırı olarak İlçe Belediyelerinde oluşturulan yeni planların Büyükşehir Belediye Meclisleri’nde onaylanabilmesi için büyük pazarlıkların olduğu ilgilenen herkes tarafından bilinmektedir.
         Siyasî ve maddî çıkarlar karşılığında, ilgili müdürlüklerin çoğu zaman menfi görüşlerine rağmen binlerce plan teklifi ilçelerden geldiği gibi onaylanmıştır. Yeşil alan, ticarî alan, konut alanı ya da sosyal, kültürel, sportif ve eğitim alanlarının değiştirildiğini görmekteyiz.  Meydana gelen ihtilafların çözümünde de şeffaf olmayan ilişkiler söz konusu olmaktadır.

NOT: 2 (iki)

         3) İmar ve parselasyon planlarını yapmak ve ruhsatlandırmak. Gecekondu kanununun verdiği yetkileri kullanmak.
         Aynı kanunun 11. maddesinde ayrıca açıkça yazıldığı gibi bağlı belediyelerin imar uygulamalarının denetim yetkisi Büyükşehir Belediyesi’ne verilmiştir. Bu denetimde kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversitelerden ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir.
         İmara aykırı uygulamalar, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar ve denetim sonucu belirlenen eksiklikler bağlı belediyelerce üç ay içerisinde giderilmemesi durumunda Büyükşehir Belediyesi, yetkilerini kullanma hakkına sahiptir.
         Yaptığımız incelemelerde Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda özellikle meslek odalarından uzak durmaya özen gösterdiği, bağlı belediyelerin kaçak yapılaşmaya gösterdiği anlayışlı davranışa adeta destek verdiği, denetim konusundaki yetkisini hiç kullanmadığı görülmüştür.
         Ara sıra televizyon ekranlarına yansıyan veya gazetelerde yer alan yıkım manzaraları ise göz yaşartıcı ve insanlık dışıdır. Bu görüntüler, gerekli tedbirleri önceden almayan ve kaçak yapılaşmayı önleyemeyen Büyükşehir Belediyesi’nin denetim konusundaki gevşek ve ciddiyetten uzak davranışları sonucudur.
         Belediye arsaları Mesken ve Gecekondu Müdürlüğü’ne konut sağlamak amacıyla, kat karşılığı müteahhitlere verilmekte, elde edilen konutlar da yandaşlara peşkeş çekilmektedir.
         KİPTAŞ vasıtasıyla yapılan konutlar ise genellikle lüks sınıfındadır. Dar gelirliye konut üretimi yapılmamıştır.

NOT: 2,2 (iki virgül iki)

         4) Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen alanlardaki işyerlerine ve sorumluluk sınırlarında bulunan alanlarda işletilecek yerlere ruhsat vermek ve denetlemek.
         Boğaziçi İmar Müdürlüğü görevleri kapsamında olan konularda son derece tarafgir davranıldığı, denetimlerin keyfi olarak yapıldığını söylemek mümkündür. Domuz çiftlikleri başta olmak üzere birçok işletmenin nasıl ruhsat aldığı bilinmemektedir. Bu gibi yerlerin ne ürettikleri, ne kadar ürettikleri ve nerelere sattıkları denetim dışı kaldıkları söylenmektedir.
         Merkezi hükümete bağlı kurumlarla yetki kargaşası devam etmektedir.

NOT: 2 (iki)

         5) Belediye Kanunun 68. ve 72. maddelerindeki yetkileri kullanmak.
         Adı geçen kanunun 68. maddesi borçlanma usulleri, 72. madde ise borç ve alacakların takas ve mahsubu ile ilgilidir.
         Borçlanma konusunda Devlet Planlama Teşkilatı’nın teklifi ile Hazine Müsteşarlığı’nın görüşü esastır. Mali tabloların üçer aylık dönemler halinde içişleri ve Maliye Bakanlıkları ile Devlet Planlama Teşkilatı ile Hazine Müsteşarlığı’na gönderilmesi gerekir.
         Takas ve mahsup işlemlerindeki usuller, İçişleri Bakanlığı görüşü alınarak Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen yönetmeliğe göre belirlenir ve uygulanır.
         İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bağımsız hareket edemediği, hatta Başbakan’ın özel danışmanı vasıtasıyla bu maddedeki işlemleri yönettiği ve her işi kendi bilgisi dahilinde yönlendirdiği yaygın söylentidir. Belediye meclisinde güçlü muhalefetin oluşamaması ve merkezî hükümetle aynı zihniyetteki yöneticilerin olması denetimi de bırakmıştır.
         Belediye, yabancı kredilerin dışında millî bankalardan büyük ölçüde borç almaya başlamıştır. Hazineden belediyeye 2009 yılı için yapılacak ödemelere mahsuben alınan bu paralar hazine garantili kamu bankası kredisidir. Ayrıca yapılan yatırımlara karşılık yüklenicilere ödeme yapılmamış bütçe emanetleri de çok büyümüştür. Bu şartlar altında 29 Marttan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin enkaza dönüşeceğini söylemek yanlış olmaz.

NOT: 2,4 (iki virgül dört)

         6) Ulaşım ana planını yapmak ve uygulamak; koordinasyonu sağlamak; kara ve denizyolu üzerinde işletilecek her türlü taşıma araçlarının sayı, tarife ve güzergâhlarını belirlemek; durak ve park yerlerini tespit etmek ve işletmek; trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.
         Beş yıl önce İstanbul’da trafik keşmekeşliği ve ulaşım çilesi ne idiyse bugün de odur. Yapıldığı söylenen bunca yatırım planlı ve doğru olsaydı sonuç böyle mi olurdu?
         Artan araç sayısı karşısında daha çok yol, kavşak, geçit, tünel, köprü v.s yaparak trafiğe çözüm getirilemez. Çözüm için yatırım kadar trafik yönetimi de önemlidir. Her ikisinde de planlama ve doğru işler yapılması gerekir. Esas olan zihniyet değişikliğidir. Yani şehri araçlara değil, araçları şehre uygun hale getirmek gerekir. Tanıtım kitabında göreve geldiklerinde 44 km. olan raylı sisteme 5 yılda sadece 28 km. ilave edildiği itiraf edilmektedir. İnsanların hareketliliği dikkate alınarak toplu taşıma sistemi hızla tamamlanmalıdır.
         İnternet, cep telefonu veya TV ekranlarından trafik durumunun duyurulması trafik akışına hiçbir katkı sağlamamıştır.
         Çok övünülen İDO ile deniz ulaşımının trafikteki payı yüzde 3‘ten 4’e sadece 1 puan artabilmiştir. Bu pay yüzde 10’u geçmelidir.

NOT: 2,6 (iki virgül altı)

         7) Meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, onarmak, isim ve numara vermek, kentsel tasarım projelerine uygun yükümlülükler koymak, ilan ve reklâm yer, şekil ve ebatlarını belirlemek.
         Fatih ile birleştirilen eski Eminönü ilçesine bağlı bazı mahallelerin ve sokakların adları değiştirilmiştir.
         Altyapı inşaatlarını yürüten birimler arasında koordinasyon sağlanamadığı için aksaklıklar devam etmektedir. İlan ve reklâm konusunda da bizzat Büyükşehir Belediyesi’nin kirlilik yarattığını söylemek gerekir.

NOT: 2,2 (iki virgül iki)

         8) Coğrafi ve kent bilgi sistemini kurmak.
          Henüz böyle sistemlerin kurulduğunu söylemek mümkün değildir. Coğrafi bilgiler olarak verilenler herhangi bir ansiklopedi de bulunabileceklerden çok azdır. İki buçuk sayfalık özetten ibarettir. Kent bilgi sistemi ile ilgiye hiçbir bilgiye ulaşılamamaktadır.

NOT: 2,6 (iki virgül altı)

         9) Çevrenin, tarım ve su alanlarının korunması; hafriyat toprağı, moloz, kum-çakıl ve kömür v.s depolarının belirlenmesi ve taşınmaları için tedbirler almak; katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, sanayi ve tıbbi atıklara ait işlemleri yürütmek; deniz araçların atıklarını toplamak ve gerekli bütün düzenlemeleri yapmak.
         Katı atık dönüşümü ile ilgili kısmî bir başarı İSTAÇ vasıtasıyla görülse bile özellikle sanayi ve tıbbî atıklarla ilgili hiçbir olumlu gelişme olmamıştır. Tesadüfen ve ihbarlara dayalı olarak bulunan gömülü varillerden tehlike saçıldığı hafızalarda canlılığını korumaktadır. Deniz araçlarının atıkları konusunda ise şunu söylemek gerekir. Bu işi başaramamışlardır. Hafriyat toprağı ve moloz dökülmesi konusunda ise bazı kesimlerin para kazanması için düzenleme yapıldığı söylenmektedir.

NOT: 3,2 (üç virgül iki)

         10) Gıda maddeleri dâhil birinci sınıf müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek, yiyecek ve içecek maddelerinin tahlili için laboratuarlar kurmak.
         İnsan sağlığı ve özellikle gelecek nesillerimiz açısından çok önemli olan bu görev maalesef savsaklanmaktadır. Hıfzıssıhha’nın çalışmaları son derece yetersiz kalmakta,  laboratuvarlar daha ziyade şikâyet konularına bakabilmektedir. İstanbul adeta yolgeçen hanına dönmüştür. Herkes dilediği gibi her türlü gıda maddesini pazarlayabilmektedir. Yoksulluk içerisinde geçim derdine düşmüş insanlar ucuz olanı aramakta, başka hiçbir özelliği düşünememektedirler. Genleri değiştirilmiş ürünlerden, zararlı kimyasal maddeleri ihtiva eden katkılı ürünlere kadar her şey hiçbir denetime tâbi olmadan tüketilmeye devam edilmektedir.

NOT: 1,8 (Bir virgül sekiz)

         11) Zabıta hizmetlerini yerine getirmek.
         İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir hizmeti görülmemiştir. Sadece başkanın ve meclis üyelerinin geliş gidişlerinde yol kesip araçlarına park hizmeti verilmektedir.
         Oysa Zabıta Teşkilatı 1826 yılından beri faaliyet göstermekte olup İstanbul’un huzur ve güvenini sağlamakla görevlidir.

NOT: 1,4 ( bir virgül dört)

         12) Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, işletmek veya ruhsat vermek.
         Harem Otogarı’nın alternatifi yapılamadığı için otobüs işletmecileri kendi başlarının çaresine bakarak diledikleri yerlerde bu hizmeti yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Esenler Otogarı ise artık giriş-çıkış ve iç düzeni bakımından çağdışı kalmıştır. Yük terminalleri içinde ciddi bir düzenleme yapılamamıştır.
         Otopark konusu da çözümsüz kalmıştır. Cadde ve sokaklar park olarak kullanılmak üzere belediyenin bir kuruluşu olan İSPARK’a tahsis edilmiş, böylece zaten çözülmeyen trafik keşmekeşliği daha da kötüleşmiştir. 2008 yılı mayıs ayı süresince İstanbul’un önemli yol ve meydanlarında pankart ve afişlerde “ 8 bin 25 araçlık 16 otopark yaptık” yazılıyordu. Dört buçuk yılda sadece sekiz bin araçlık otopark yapılmasına rağmen şimdilerde  “180.000 araçlık otopark yapıyoruz” yazılmaktadır. Seçim zamanı yapılan bu otoparkların ihaleleri çirkin dedikodulara sebep olmaktadır.

NOT: 2,2 (İki virgül iki)


         13) Bölge parkları, hayvanat bahçeleri, kütüphane, müze, spor, dinlence ve eğlence yerleri yapmak, işletmek; amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağlamak, spor müsabakaları düzenlemek, yurt içi ve dışında derece alan sporculara ödül vermek.  
         Park ve spor salonu konusunda yeterli olmamakla beraber başarılı işler yapılmıştır. Kütüphane ve diğer konularda aynı başarı görülmemiştir. Amatör spor kulüplerine verilen destek de yeterli olamamıştır; ama profesyonel spor kulüplerine sağlanan büyük destek sayesinde Türkiye Süper Liginde iki kulüp yer almıştır. Bunlardan Kasımpaşa tutunamamış küme düşmüş, İ.B.B spor ise lig mücadelesine özellikle yabancı ağırlıklı futbolcularıyla devam etmektedir. Yabancılara sağlanan imkânların yerli gençlerimize yönelmesi gereklidir. Amatör olmayan kulüplere destek olmak esasen kanunsuz bir eylemdir.

NOT: 3,4 (üç virgül dört)

         14) Gerektiğinde sağlık, eğitim ve kültür hizmetleri için bina ve tesisler yapmak, mevcutların bakım ve onarımını yapmak, gerekli malzeme desteğini sağlamak.
         Az sayıda da olsa bu hizmetin yerine getirmeye çalışıldığı söylenebilir. İSMEK’in ücretsiz sanat ve meslek eğitim kursları başarılı faaliyetlerden sayılır.  Ancak bu hizmetlerde şahıslarını ve partilerini öne çıkartmaları hoş karşılanamaz.

NOT: 4,4 (Dört virgül dört)

         15) Kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve mekânların korunması, bakımlarının yapılması,  korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa etmek.
         Tarihî dokunun ve varlıkların korunması konusunda görülen faaliyetler esasen Büyükşehir Belediyesi’nin dışında “2010 Avrupa Kültür Başkenti” ajansı bütçesinden yürütülmektedir. Bazıları da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yapılmaktadır. Bizans eserlerine gösterilen hassasiyet Türk Kültürü’nün bütün alanlarında gösterilmelidir.
         Süleymaniye Mahallesi konusunda hiçbir başarı sağlanamamıştır. Benzer Türk eserlerinin yoğunlaştığı yerler de ihmal edilmektedir.

NOT: 2,6 (iki virgül altı)

         16) Toplu taşıma hizmetlerini yürütmek, gerekli tesisleri kurmak ve işletmek, kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek.
      Toplu taşıma konusunda geç kalınmıştır. Metrobüs için üç yıldır bitirilemeyen 50 km’lik  Beylikdüzü-Söğütlüçeşme hattı için harcanan para bir milyar TL civarındadır.  O güzergâhı kullananlar için büyük kolaylık sağlayacağı doğrudur. Ancak İstanbul trafiğini çözmeye dönük kalıcı bir yatırım değildir ve pahalıya mal olmaktadır.

NOT: 3,4 (Üç virgül dört)

         17) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, baraj ve diğer tesisleri kurmak, dereleri ıslah etmek, üretilen suları pazarlamak.
         Kısaca İSKİ olarak bilinen kuruluş iyi niyetle çalışmasına rağmen siyasî baskı ve yönlendirmeler işleri yavaşlatmaktadır. Melen suyunun getirilmesinde yaşanan olumsuzluklar, dere ıslahlarındaki davetiyeli ihale usullerine ilişkin söylentiler ve gelirlere belediyece el konularak başka yerlerde harcanması yaşanan gerçeklerden bazılarıdır.
         Her yağmur sonrası sel ve su taşkınları tehlikesinin devam etmesi kanalizasyon konusunda yapılacak daha çok işin olduğunu göstermektedir. Yatırımların teknik açıdan doğru yapılamaması bir mühendislik ayıbıdır.

NOT: 3,8 (Üç virgül sekiz)

         18) Mezarlık alanlarını tespit etmek, işletmek ve defin hizmetlerini yürütmek.
         Büyükşehir Belediyesi’nin en başarılı olduğu konu budur. Yakın zamana kadar gayrimüslimlerin mezarlıkları yanında bizimkiler adeta çöplük gibi yıkık, dökük durumdaydı. Şimdilerde bakımlı ve çiçek bahçesi görünümüne gelmiştir. Ancak kenar semtlerde yeni açılan mezar yerleri için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Kaygan ve eğimli arazilerde çok zorluklar yaşandığı görülmeli ve en kısa zamanda oralarda da aynı güzellikler sağlanmalıdır. Eski mezarlıklarda yer konusunda ayrımcılığa son verilmelidir.
         Defin işlerinde yaşanan kolaylıkları istismar etmemeli. İnsanların acılı günlerinde siyasî çıkar peşinde koşulmamalıdır.

NOT: 5  (Beş)

         19) Toptancı halleri ve mezbahaları yapmak, özel hal ve mezbahaları ruhsatlandırmak ve denetlemek.
         Yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyen 5652 sayılı kanun 2007 de yürürlüğü girdi. Bu kanuna göre Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı görüşleri alınarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın çıkarttığı yönetmelikle yürütülmekte olan bu hizmet Büyükşehir Belediyesi’nin izniyle yapılabilmektedir. Aynı zamanda denetlenmektedir. Nasıl denetimse, Avrupa ülkelerine ihraç edildiği halde sağlığa zararlı maddelerin bulunması dolayısıyla geri iade edilen sebze ve meyveler İstanbullulara satılabilmektedir. Şehir içinde kalan Haller için uygun yerler düzenlenmelidir.
         Tuzla-Aydınlıköy’deki modern tesislerde hizmet vermekte olan mezbahalarda kesilen hayvanların dışında tüketilen etlerin denetimi ne yazık ki yapılmamaktadır.

NOT: 2,8 (İki virgül sekiz)

         20) Doğal afetlerle ilgili planları yapmak, gerektiğinde diğer afet bölgelerine yardım etmek, itfaiye ve acil yardım hizmetlerini yürütmek, patlayıcı ve yanıcı maddelerin üretim ve depolama yerlerini tespit etmek, özel ve kamu kuruluşlarına ait bütün yapıların yangına ve diğer afetlere karşı alınacak önlemler yönünden denetlemek, bu konuda izin ve ruhsatları vermek.
         Büyükşehir Belediyesi’nin en başarısız olduğu konulardan birisi de budur. Özellikle depreme karşı hiçbir tedbir alınmamıştır. Deprem haritaları bitirildiği halde planlara aktarılamamıştır. Afet koordinasyon merkezleri güncelleştirilememektedir. Erken uyarı sistemi kurulamamış, Marmara Denizi dibinde tespit edilen Kuzey Anadolu fay hattındaki gaz ve su çıkışlarını kontrol edecek sistem de ihmal edilmiştir.
         Patlayıcı maddeler konusunda vurdumduymaz davranışlar çok sayıda insanın öldüğü her olay sonrası dile getirilmekte; ama kısa zamanda unutulmaktadır. Denetim yok denebilir.
         İtfaiye konusunda ise çalışanlar yönünden olumsuz gelişmelerin olduğu söylenmektedir. İtfaiye erleri isyan etmek üzeredirler.
         Diğer afet bölgelerine yardım konusunda ise başarılı çalışmalar yapılmıştır.

NOT: 1,4 ( Bir virgül dört)

         21) Sağlık merkezleri, hastaneler, geçici sağlık üniteleri ve her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak ve işletmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapmak.
         Sağlık merkezi ve beceri kazandırma kurslarında başarılı çalışmalar yapıldığını söylemek gerekir. Buradaki tek eksiklik kuruluşlarla işbirliğine gidilmemesi veya yandaş görüşte olanların tercih edilmiş olmasıdır.
         Sağlık ve sosyal konularda yapılan faaliyetler yetersiz kalmakta, yapılanlarda da siyasî çıkar peşinde koşulması yadırganmaktadır.
         Engellilere ve yaşlılara yapılan maddî yardımlar bulundukları yerlere götürülmek suretiyle yapılmalıdır.

NOT: 3,6 (Üç virgül altı)

         22) Merkezî ısıtma sistemleri kurmak ve işletmek veya işlettirmek.
         Bu konuda yapılan bir faaliyet yoktur.

NOT: 0 (sıfır)

         23) Afet riski taşıyan veya can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan binaları tahliye etmek ve yıkmak.
         Bu konuda ciddi hiçbir çalışma yapılmamaktadır. Çatırdılar veya çökmeler başladıktan sonra genellikle müdahale edilmektedir. En son Fatih’te örneğini gördüğümüz birçok çökme olayı yaşanmasına rağmen suç başka kurumlara atılarak geçiştirilmektedir.

NOT: 1 (Bir)

         SONUÇ: Beş kişilik teknik bir kurul tarafından yapılan değerlendirmelerde her bir konu için verilen notlar (10) üzerinden hesaplanmıştır. 23 konu için toplam 230 üzerinden 58 olan notlar, ortalamaya göre 2,52 (iki virgül elli iki) ye tekabül etmektedir.
         Bu durumda İstanbul Büyükşehir Belediyesi beş yıllık yönetimi sonunda BAŞARILI OLAMAMIŞ ve SINIFTA KALMIŞTIR.