Mektup 12

TÜRK DÜŞÜNCE HAREKETİ


     Değerli Arkadaşımız,
     Başkalarının istediği kadar Milliyetçi, Türkçü veya Atatürkçü olunmaz. Yine başkalarının istediği ve sınırlarını çizdiği kadar dindar da olunmaz. Başkaları kimdir? Türk Milleti’nin iyiliğini ve güçlü olmasını istemeyen herkestir.
     Doğru olan yapılmalıdır. Türk Milleti doğrularda birleşmelidir. Doğrular ortak akılla ve bilgi ile bulunur. Gelişim ve değişim ancak kendi irademizle olabilir. Bizi biz yapan, dilimizden örfümüze her değerimiz önemlidir ve vazgeçilmezdir.
     Farklı algılamalar ve tarifler telafisi güç derin yaralar açmaktadır. Uç noktalarda dolaşanlar, hainler, gafiller, köle ruhlular, korkaklar ve işbirlikçi satılmışlar bizim muhatabımız değildirler. Bunlar etkili ve yetkili olsalar da çok azınlıktadırlar. Milletin ezici çoğunluğu sağduyuludur. Uyanmaları yeterli olacaktır.
     Türkiye ve Türk Milleti üzerine hesap yapan bütün güçler şunu çok iyi anlamalıdırlar. Ülkemizde medya, üniversite, bürokrasi, iş dünyası, sanat, siyaset ve hatta askerler arasında önemli kişileri satın alabilirler ama devletin tapusu sağlam ellerdedir. Onları satın alamazlar. Atatürk Türk İstikbalinin evlatlarına bu şartlarda vazifesini ve muhtaç olduğu kudreti göstermiştir.
     Değerli Arkadaşımız,
     Bir yıldır çalıştığımız “Kendini Türk hisseden ve bundan gurur duyan T.C. vatandaşlarının bilmesi ve uyması gereken mutabakat” metni sizlerin de katkılarıyla sonuçlanmıştır.
     Ekte sunulan bu metni sizlerle paylaşmaktan ötürü sevinçliyiz. Bu metin kapsamlı ve gerekçeleri hazırlanmış bir çalışmanın ürünüdür. Türk milletine mensup herkesin bu hassasiyetleri benimsemesi en büyük dileğimizdir.
     Saygılarımızla.
                                                                                                                               TÜRK DÜŞÜNCE HAREKETİ
                                                                                                                                                    Adına
                                                                                                                                         Hayrettin NUHOĞLU

                                         

Haberleşme Adresi :
1- Süleymaniye, Şifahane Sok. Nu : 6 34430 Eminönü – İSTANBUL
2- Belgegeçer : (0212) 526 18 91
3- E- Posta     : hayrettinnuhoglu@superonline.comBu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

TÜRK DÜŞÜNCE HAREKETİ Merkez Heyeti:

Abdullah ÇİFTÇİ,Abdullah KEDEROĞLU, Doç.Dr.Dilaver CEBECİ,Doç.Dr.Emin IŞIK,Hasan ALBAY,Hasan KÜLÜNK, Hayrettin NUHOĞLU,İbrahim OKUR,Kemal ATA,Mehmet GÖZAY,Özdemir ÖZSOY,Remzi YILMAZ,Sedat ÖZALTIN,Yaşar SARI, Prof.Dr. Yümni SEZEN ve Prof.Dr. Zeki ARSLANTÜRK


KENDİNİ TÜRK HİSSEDEN ve BUNDAN GURUR DUYAN T.C. VATANDAŞLARININ BİLMESİ ve UYMASI GEREKEN MUTABAKAT METNİ

      1- ÜNİTER DEVLET : Bu birinci ve vazgeçilmez maddedir. Çünkü tarihi seyir bunu doğruladığı gibi, Millet olmanın ve bunun sonucu Devlet olabilmenin temel şartıdır. Bu hüküm asırlarca verilmiş bulunan destani mücadelenin de tabii ürünüdür. Aksine bir düşünce, öteki hususların da geçersizliğine yol açar ki münakaşasının bile faydası yoktur. Bu yapıyı koruyacak olan Türk Silahlı Kuvvetleridir. Ordumuz Türk töresine göre istiklalimizin sembolüdür,aynı zamanda peygamber ocağıdır. Hiçbir şekilde zayıf düşürülmemelidir.
     2- BAYRAĞIMIZ VE MARŞIMIZ : Varlığımızın ve istiklalimizin simgesi olan çok yüce anlam taşıyan Albayrağımız ve bir daha yazılmaması için dualı olan İstiklal Marşımız tartışma konusu olamaz.
     3- TÜRKÇE TEK DİLDİR : Yaşayan Türkçe her Türk tarafından benimsenmeli; öğrenilmeli, doğru konuşulmalı ve yaşatılmalıdır. Dil, geleceğimiz için en hassas konuların başında gelmektedir. Okullardaki öğretimden görüntülü ve yazılı yayın organlarından işyeri tabelalarına kadar her yerde Türkçe’nin kullanılması sağlanmalıdır. Bu konuda kanuni düzenlemelerle tedbir alınmalıdır. Çünkü dilimiz milliyetimizdir.
     4- DEMOKRASİ VE HUKUK : Bugüne kadar uygulanan rejimlerin “en az kusurlu” olanı demokratik rejimdir. Milletimiz için de en uygun olanıdır. Tarihi gelişim de bunu doğrulamaktadır. İslamiyetten önceki “Yaz ve güz kurultayları”İslamiyetten sonraki “divanlar” bu fikrimizi doğrulamaktadır. Esasen milletimiz “hür ve bağımsız”yaşamak gibi bir temel felsefenin sahibidir. Bütün yozlaşmalara, kesintilere ve hala kurum ve kurallarla gelişmemesine rağmen Demokratik rejim en uygun yol olma vasfını öncelikle korumaktadır. Adalet kavramı kanunlarda, müesseselerde ve insanların kafalarında ve vicdanlarında doğru olarak algılanmalıdır. Hukukun işlerliği hiçbir tartışmaya sebep vermeyecek şekilde yerleşmelidir.
     5- DİN ve VİCDAN HÜRRİYETİ : Bu meselenin çok tartışılır olması konunun özünden kaynaklanmamaktadır. Tamamen siyasi prim yapma heves ve niyetinin ürünüdür. Milletimiz tarihi boyunca bütün dönemlerde Din ve vicdan hürriyetini hem kendisine ve hem de yönettiği tüm toplumlara layık görmüştür. Türk toplumunun geleneksel duygu ve düşünce yapısı insan haklarının tümünü kapsamaktadır. Küreselci zihniyetlere ve misyonerlik faaliyetlerine karşı durabilmek için yüce dinimiz bütünüyle ve doğru olarak her Türk çocuğuna öğretilmelidir. Din eğitimi milli güvenliğimizle de doğrudan ilgilidir.
      6- ULUSLARARASI İLİŞKİLER ve DÜNYA TÜRKLÜĞÜ : Şüphesiz devlet çeşitli ittifaklara girecektir. Bütün bunlarda önemli şart “Dik durma” mecburiyetidir. Onurlu durulduğu sürece uluslar arası ilişkilerde her türlü müzakere imkanı mevcuttur. Maziyi hafızalarda canlı tutarak ve Türk Milleti’nin geleceğini düşünerek milli menfaatlere uygun siyaset izlenmelidir. Bir çoğu bağımsızlığı elde etmiş Türk Dünyası’nda hala esir Türklerin olduğu unutulmamalıdır. Bağımsızlığı elde etmiş olanlarla bu gün içinde bulunulan ilişkiler iç açıcı değildir. Konu derinliğine incelenmeli ve net bir Devlet politikası oluşturulmalıdır. Bağımsız olmayan veya başka Devletlerde azınlıklar şeklinde yaşayan her Türk, o ülkenin en saygın vatandaşı olarak yaşamalı ve mutlu olmalıdır. Hayati öneme sahip Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu ile Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz havzalarındaki her hareket anında değerlendirilmelidir.
     7- SERBEST PİYASA EKONOMİSİ : Kuralları olan bir “ serbest piyasa ekonomisi” temel teşkil etmelidir. Rekabetin olması ürünün kalitesini artıracağı gibi, fiyatında makul ölçüler içinde olmasını sağlayacaktır. Elbette “ Sosyal Devlet İlkesi” asla unutulmamalıdır. Yolsuzluklar kesinlikle bitirilmelidir. Yoksullukla mücadele lafta kalmamalıdır. Çalışmak isteyen herkese iş kapısı açılmalıdır. Üretmeden kalkınma olamayacağı anlaşılmalıdır. Özelleştirme adı altında Türk Milleti’nin kaynakları yabancıların kontrolüne verilmemelidir. Stratejik öneme sahip çok değerli madenlerimiz milli çıkarlarımız doğrultusunda kullanılmalıdır. Borçlu yaşama alışkanlığına son verilmelidir.
     8- EĞİTİMDE MİLLİLİK : Eğitim başta dil ve tarih olmak üzere milli olmalıdır. Şüphesiz bilimsellik tartışma dahi kabul etmez. Çağımız bilgi ve bilim çağıdır. Bunun gerisinde kalınamaz. Ancak çerçeve milli olmalıdır.Bunun yanı sıra Türk gençleri ayrı dünyaların insanı olmamalıdır. Ekonomik durumuna bakılmaksızın her Türk çocuğuna sonuna kadar okuma fırsatı sağlanmalıdır. Destanlardan günümüze kadar önem arz eden yazar, şair ve düşünürlerimizin eserleri her Türk çocuğuna okutturulmalıdır. Bilimsellik ve çağdaşlık bahanesiyle eğitim alanı yabancı kültürlerin istilasına terk edilmemelidir.
     9- KÜLTÜR SANAT ve SPOR : Yüksek medeniyetler kuran Türk Milleti’nin bütün kültür değerleri insan ruhunu yücelten inceliklere sahiptir. Büyük bir saldırı ile yozlaştırılmaya çalışılan değerlerimizin farkına varmak ve sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Sanatın bütün dallarındaki yabancı unsurların yönlendirmelerine ve kontrolüne son verilmelidir. Başta folklorumuz, musikimiz ve mimari eserlerimiz olmak üzere töre ve geleneklerimiz koruma altına alınmalı, her kademede bunların eğitimi ve öğretimi verilmelidir. Kırsal kesimler ve kasabalarda yapılacak taramalar ve seçmeler sonucu kabiliyetli Türk çocukları eğitilerek sporun her dalında özellikle ananevi, milli yapımıza uygun dallarda başarı sağlanmalıdır.
     10- ÇOCUKLARIMIZ ve TÜRK AİLESİ : Milli ve manevi bağlarla sıkı sıkıya bağlı Türk aile yapısını bozmadan Türk Milleti’ni çökertemeyeceklerini anlayan düşmanlar, yerli iş birlikçilerle bunu başarmak istemektedirler. Bilhassa sanatın bütün dallarında ve müzik, spor gibi gençleri kolay etkileme yolları ile çok mesafe aldıkları görülmektedir. Çizgi filmlerden kırtasiye malzemelerine kadar iğrenç metotlarla çocuklarımız ciddi tehdit altındadır. Bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimize ve inançlarımıza karşı yapılan saldırılar özellikle bazı yayın organlarında pervazsızca devam etmektedir. Buna derhal son verilmelidir.
     11- BÜYÜK HEDEF : Esas olan Türk Milleti’nin ilelebet hür ve mutlu yaşamasıdır. Bunun için Türkiye çok güçlü olmalıdır. Bütün dünya Türklerinin bulundukları coğrafyada hür ve mutlu yaşamaları sağlanmalıdır. Ezilen ve sömürülen diğer toplumlara da yardım edilmelidir. Her alanda dünyanın dengesinin korunmasına çalışılmalıdır. Milletimizin iradesi her şeyi düzeltmeye muktedirdir. Türk Milleti’nin bilgili, inançlı, tarihinden, atalarından ve kültür değerlerinden gurur duyan, kendinden emin gençleri, akılla ve sabırla çok çalışarak mutlaka başarılı olacaklardır. Buna inancımız tamdır.