Mektup 5

TÜRK DÜŞÜNCE HAREKETİ
 

     Sayın

     Aynı düşünce eksenindeki vakıf ve derneklerin yetkilileri, içinde arkadaşlarımızın bulunduğu bazı "düşünce gurupları" nın yetkilileri ve önemli kamu kuruluşlarının yöneticileri ile yapılan toplantı ve görüşmelere göre faaliyetlerimize (uyum yasalarının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi girişimlerimiz gibi) devam ederken Ülkemizin gündemini işgal eden seçim süreci dört ay devam etti. Bu süreçte ilgili değerlendirmemizi ekte bilginize sunuyoruz.
      Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı tebrik eder, size ve ailenize sağlık ve mutluluklar temenni ederiz.
      Saygılarımızla.
 
 
              
                                                                                                                    Türk Düşünce Hareketi
                                                                                                                                 Adına
                                                                                                            
 
 
 
Haberleşme Adresi :
1 - Süleymaniye , Şifahane Sokak. No : 6, 34430 Eminönü – İSTANBUL
2 - Belgegeçer : 0.212. 526 18 91
3 - E-Posta      : hayrettinnuhoglu@superonline.comBu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


       Değerli arkadaşımız !...
       Birdenbire ortaya çıkan seçim atmosferinde yaptığımız gözlemleri, seçim süreci ve sonuçları üzerindeki değerlendirmelerimizi kısa notlar halinde, bu mektupla, sizlere iletmeyi uygun bulduk. Herkesin farkında olduğu gibi, seçim sonuçları alındıktan sonra, ortaya çıkan yeni güce yanaşma ya da yeni durum karşısında vaziyet almak için çabalama süreci başladı. Bunun yanında, özellikle seçim kaybeden çevrelerde suçu başkalarına yıkarak işin içinden sıyrılmak üzerine söylemler ağırlık kazandı. Ortada duran başarısızlıklar karşısında, siyasi partilerde önemli görevlere gelmek için fırsat kollayan bir takım çevreler, olup bitenleri sağlıklı bir değerlendirmeye tabi tutmadan, kongrelere hazırlanmaya giriştiler. Bütün bunlara karşılık bizler, durumu doğru değerlendirmek ya da yeni durumun, hiç olmazsa temel unsurlarını gözden kaçırmamak için sizlerle görüş alışverişinde bulunmayı uygun bulduk.
       Toplantılarımızda kayda geçen birçok not arasından aşağıdaki hususları özet halinde sunuyoruz:
  1. Geçen on yıl boyunca, bugünkü çarpık sosyal gerçeği “üreten” firma-partiler, kalıcı olarak tasfiye olmuşlardır. Nadasa bırakılmış oldukları yanlış bir değerlendirmedir. Gelecek seçimde barajı yeniden aşmaları bir anlam ifade etmez. Mazileri ile orantılı olmayan hiçbir sonucu başarı olarak niteleyemezler.
  2. Ülkenin hayatî faaliyetlerinde rolü olmayan, gerçeği bir bütün halinde kavrayamamış, kısmî gerçeklere fazla yaslanmış, toplumla organik bağları zayıf kalan partiler de büyük bir başarısızlığa uğramıştır.
  3. Bugünkü meclis yapısını ortaya çıkaran bazı önemli etkenler şunlardır.
    ·   Cumhuriyet tarihi boyunca, iktidarını ayakta tutmak adına çeşitli iktidarlar tarafından 38 kez rötuş yapılan seçim sistemi.
    ·   Hukukun siyasallaştırılmasının kamu vicdanını yaralayacak boyutlara vardırılması.
    ·   Medya patronlarının konumlarını değerlendirerek Türkiye’nin patronluğuna kalkışmaları yüzünden medyanın inandırıcılığını iyiden iyiye kaybetmesi.
    ·   Ekonomi ile ilgili tartışmaların borsa-faiz-döviz ve borç-İMF tartışmalarına hapsedilmesi yüzünden yoksullaşan insanların kaderine terk edilmesi.
    ·   Bir takım çevrelerin, kabul edilebilir herhangi bir işaret ortaya koymadan, -hattâ işaretlerin tersini göstermesine rağmen- kendilerini Türkiye’nin koruyucusu olarak tasarlamaları ve siyaset mühendisliğine soyunmaları
  4. Günümüzün aktif sol söylemlerinin, hayatın tadını çıkarmaya çalışan varlıklı çevrelerin konumlarını ve tutumlarını aklama aracı olarak kullanılmakta olduğu halk tarafından görülmüştür. Sol oylardaki gerileme bunu göstermektedir.
  5. Seçimi kaybeden siyasi partilerin yönetici kadrosu, “nadasa bırakılma” benzetmesine güvenerek konumlarını muhafazaya çalışacakları anlaşılmaktadır.
  6. Kaybedenlerde suçu başkalarına yıkma eğilimi kuvvetlidir. Bu eğilim, gelecekteki yeni başarısızlıkların da önemli bir işaretidir.
  7. Milliyetçi örgütler, milliyetçi uyanışı söndürmek için her yola başvuran küresel güçlerden ve onların içerideki işbirlikçilerinden daha fazla çalışmıştır.
  8. Sokaktaki adamın gündelik sorunlarını dikkate bile almayan kuru sıkı siyasî söylemlerle siyaset yapma devri kapanmıştır.
  9. Kendini şeklen yenileyen, fakat ruhen aynı kalan siyasi partilerin oyları bir sonraki seçimde daha hızlı düşecektir.
  10. Gelecekte Türkiye’de siyasî alternatif olabilmek için en gelişmiş vizyonu ortaya koymak şarttır.
  11. Siyaset, bundan böyle, Ankara’da ikamet edenlerin, ahbap-çavuş ilişkisi içinde birbirlerini Anadolu’daki seçmene pazarlamasından geçmiyor. Ahbap çavuş ilişkisi ile siyaset yürütme devri kapanmıştır.
  12. Bozulan imajı makyajla yerine getirmek mümkün değildir.
  13. Siyasette, ortamdaki kargaşadan istifade ile “eskilerin” yerini almak mümkündür; ancak, bunu hak ettiğinin delillerini sergilemeden kazanılacak bir zaferin gerçek hayatta bir geçerliliği yoktur.
  14. Siyaset, “parlamentoya girmenin bir yolunu bulmak” anlayışının ürünü olmaktan çıkmıştır.
  15. Siyasi partiler, bundan böyle, müşahede eden, hatırlayan, kıyaslayan, muhakeme eden, tecrübe eden ya da bunun için çabalayan insanların buluşma yeri olarak tasarlanmalıdır.
  16. Yöneticiler, meşruiyetlerini, yasalardan, yönetmeliklerden, tüzüklerden değil, öncelikle zihinsel faaliyetlerimize yaptığı katkıdan almalıdır.
  17. En yüksek oyu almış olmak, haklı olmak, doğru olmak için delil olarak kullanılamaz.
  18. Seçimler, güçlü bir iktidar çıkarmıştır, ancak, muhalefet, kendi tabiriyle “iktidarların önüne mayın döşeme” kültürüyle pişmiş çevreler tarafından temsil edilmektedir.
  19. Siyasetin, tartışılmakta olan konulara anlıyormuş pozu takınarak dalan, bu yolla kendine yer açmaya çalışan insanlara tahammülü kalmamıştır.
  20. Türkiye, küçük hataların büyük olumsuzluklar doğurmaya eğilimli olduğu bir ortam halinde yeni iktidara teslim edilmiştir.